Çarşamba, 27 Ağustos 2008
Ey sevgili kavil verdiğin yerde Gün kavuştu akşam oldu gelmedin Belki gelir dedim başka seferde Elimde kaç demet soldu gelmedin Duymadın mı feryadımı sözümü Aylar oldu güldürmedin yüzümü Yollarına gözcü koydum gözümü Onlar da yaş ile doldu gelmedin Her seher vaktinde şafak atarken Yıllar geçti günü güne çatarken Gün kızardı öfkesinden batarken Yaralarım bini buldu gelmedin Ne kazandın hani bana küstün de Derdi gamı yüreğime bastın da Ak zambaklar açtı başım üstünde Seneler onu da yoldu gelmedin Anladım ki sözün tuzakmış senin Kalbin merhametten uzakmış senin Gönlün Ozani’den tezikmiş senin Kuytu bir köşede öldü gelmedin
Çarşamba, 27 Ağustos 2008
Aşk yarası derin olur Sen elleme şifasız yâr Ölürsem haberin olur Hiç üzülme tasasız yâr Ağlamayan yaş mı döker Sevmeyen baş dert mi çeker Gel beni aklından çıkar Daha sevmem vefasız yâr OZANİ ahtım olursa Sen de gülmezsin sonsuza Korkarım ki bir soysuza Yâr olursun kafasız yâr
Çarşamba, 27 Ağustos 2008
Güzel sevdamıza engel Çıkar dedim aldırmadın Gönül ayrılıktan tez gel Bıkar dedim aldırmadın Güzel yüzün açınca gül Topla dosta götür ödül Sitemli sözlerin gönül Yıkar dedim aldırmadın Güzel bakan güzel görür Dünyaya güzellik verir Sevgide katılar erir Yakar dedim aldırmadın Güzel kaşların mavzer mi Kirpiğin ona siper mi Bir gün OZANİ’ye mermi Sıkar dedim aldırmadın
OZANİ
Perşembe, 12 Haziran 2008
Bir rütbe ki hüsn-i bibahası Yusuf dahi abd-i müşterası NESRE ÇEVİRİ: O’nun kıymet biçilmez güzelliği öyle bir derecededir ki Yusuf O’na satılık bir köle olur.
Perşembe, 12 Haziran 2008
Meydanda olan, korkmaktır Az ötedeki alazın Trendeki adamın
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >> Sonuçlar 1 - 9 / 42