Şair Sözü, ünlü şair ve şiir eleştirmeni Mehmet Can Doğan’ın sekizinci kitabıdır. Yapı Kredi yayınlarından geçtiğimiz aylarda yayımlandı. Kitap, on yıllık bir süreçte, şiirler üzerine yazılmış birbiriyle bağlantılı ve özgün yazılardan oluşmaktadır.
Türk Tarih Kurumu (TDK) Başkanı Yusuf Halaçoğlu’nun “Tarih Gelecektir”, Jonathan Kellerman’ın “Cinnet”, Alexander Mccall Smith’in “Arkadaşlar, Aşklar ve Çikolata”, Bridie Clark’ın “Ne Yapsa Yeridir” adlı kitapları okurla buluştu. TDK Başkanı Halaçoğlu’nun piyasaya çıkan “Tarih Gelecektir/Etnik Yapısından Ermeni Meselesine Türkiye” adlı kitabında Ermeni meselesi konu ediliyor.
Yeni Türk Edebiyatında Öykü ( 5 cilt) , Ömer Lekesiz, Kaknüs Yayınları
Türk edebiyatının belki de –son yıllardaki hareketlilik dışta tutulursa- en çok ihmal edilen çocuğudur öykü/hikâye. Çoğu zaman, yazarların ya da şairlerin edebiyatta/yazında sıçrama tahtası olarak kullandığı edebi türdür, desek çok da insafsız bir genelleme yapmış olmayız. Uzun yıllar roman gibi popülaritesi hiç düşmeyen bir türün etkisi altında kalan öykünün kendi kimliğiyle ortaya çıkmasının tarihini pek de geriye götürmek olası değil.
Döş Defteri, Tayyib ATMACA – Ardıç Dergisi Yayınları, Eskişehir 2006
Döş Defteri, Tayyib Atmaca’nın Ardıç dergisi yayınlarından çıkan yeni şiir kitabıdır. Eskişehir’de yayın hayatına devam eden Ardıç dergisinin de ilk kitabı aynı zamanda. Halk şiirinin aşık tarzına eklemleyebileceğimiz tarzda şiirlerin yer aldığı kitapta toplam otuz sekiz şiir var. Bekçi ve Kahve Altı şiirleri istisna edilirse, şiirlerin tamamı dörtlükler halinde yazılmış. Tayyib Atmaca halk şiirinin klasik ögelerini şiirinde uygulamış yani.
Dr. Cafer ŞEN’in ilk kitabı “Fecr-i Âtî Edebiyatı” Gazi Kitabevi Yayınları arasından Eylül 2006’da yayımlandı. Eserde, Fecr-i Âtî Encümeni’nin Servet-i Fünûn’un bir devamı olmadığı, sanat ve edebiyat görüşlerini net bir şekilde ortaya koyan ayrı bir topluluk olduğu ispata çalışılmıştır.
Fecr-i Âtî Encümeni Edebiyatı ürünleri incelenerek, bu ürünlerin yapılarındaki asgari müşterekleri tespit edilerek Fecr-i Âtî Encümeni’nin bir topluluk, bir toplaşma, bir okul olup olmadığı ortaya konulmaktadır. Bununla birlikte Fecr-i Âtî Encümeni’nin bir beyanname ile edebiyat dünyasına girişleri de incelenmektedir.