Bu incelemeye girmeden önce, Slav dillerinin en ortak kelimelerinden biri olan dobro “iyi, güzel, doğru, peki” üzerinde durmak gerekir. Bu sözcük “dobra dobra konuşmak” biçiminde Türkçemize de girmiştir. Slav dillerinde iyi konuşan veya doğru söyleyen kimseyi tasdik için “dobro konuştuğu” söylenir.
Türkiye Türkçesindeki doğru (< toğrı) kelimesini diğer Türk lehçelerinde beklendiği gibi bulmaktayız: Başkurt tura, Kazak tuvra, Kırgız tûra, Özbek toğri, Tatar turı, Uygur toğra, Çuvaş tûre, Karaçay tuvra. Azerbaycan ve Türkmenistan’da kelime yaklaşık bizimki gibidir. Dolayısıyla, hiçbir coğrafi bağlantı olmamakla birlikte, Özbek Tatar ve Oğuz Türkçelerinde birbirine yakın biçimler kullanılıyor, yani sonda dar sesli var. Çoğunluk ise sondaki sesliyi geniş olarak veriyor. Bunu genel biçim olarak kabul edebiliriz.
4. DARK ~ YARUK İngilizce dark ‘karanlık, loş’ kelimesi Eski İngilizce deorc kelimesinden getirilir. Ona ise Ön-Germanca *derkaz kaynağı önerilir.[1] Işığın yokluğunu ifade eden bu kelime, bilimsel kullanımda en meşhur örnek olarak Dark Ages (Karanlık Çağlar) biçimiyle kullanılır. Bu tabir erken Ortaçağ’da Avrupa’nın durumunu çok güzel şekilde anlatır: Cehalet, karanlık, barbarlık, gerilik, medeniyetin büsbütün yokluğu…
Bu kelime için Hint-Avrupa akraba kelimeler önerilmez. Yani sadece German dillerinde olduğu söylenir. O da Ön-German dilinden tahmini bir yeniden kurmayla belirtilir. Bunun açık anlamı, kelimemizin İngilizce dışındaki dillerde varlığı hakkında kesin fikrimizin olmayışıdır.[2]
2. BODY ~ BOD > BOY İngilizce body ‘vücut’ kelimesinin eski biçimi olarak Eski İngilizce bodig biçimi veriliyor: “hayvan veya insanın bedeni, göğsü”. Asıl anlamında ‘fıçı’ demek olduğu belirtiliyor. German kökeni ise Almancada şimdi ölmüş bulunan, aslı bilinmeyen botah kelimesine bağlanıyor.[1] Görüldüğü üzere, İngilizcede böyle önemli bir kavramı ifade eden bu kelimenin Hint-Avrupa dillerinde akrabaları bulunmamaktadır. Bu durum, İngilizcenin bu önemli ve çok kullanılan kelimesinin dışardan gelme olduğu ihtimalini artırmaktadır. Hiçbir Hint-Avrupa dilinde bir akrabası veya yakını bulunmayan bu kelime ile hem sesteş, hem de anlamdaş denebilecek bir kelime (eski) Türkçede bulunur. Türkçe bod sözcüğü ‘vücut’, ‘endam, yükseklik’ ve ‘kabile, boy’ olmak üzere birbiriyle yakından ilişkili üç anlama sahiptir. Drevnetyurkskiy Slovar’a, göre, bod I- “vücut, gövde, endam, figür”, II- “kabile, soy”.[2] Clauson’a göre, bo:d “muhtemelen ‘endem, insanın yüksekliği’; fakat en erken dönemden itibaren açıkça ‘boy, kabile’ anlamına da gelir.[3] Sevortyan’a göre ise, boy... 6- vücut, 8- insan topluluğu.[4]
ANGLO-TURCICA: TÜRK-İNGİLİZ DİL İLİŞKİLERİNİN EN ESKİ YADİGARLARI (I)
Aralarında uzun mesafeler bulunan halkların dilleri incelenirken konulan bir başlık akla ya yakın zamanları (sömürgecilik çağı ve sonrası/devamı: küreselleşme), ya da tarih içindeki büyük ve uzun soluklu göçleri getirmektedir. Öte yandan, her ne kadar ilişki sözcüğü karşılıklılığı, işteşliği belirtse de, genellikle başlıkta veya konunun tadadında geçen iki dilden birincisinin ikincisine etkisi akla gelir. Bizim bu çalışmamızda Türkçe’nin İngilizce’ye etkisi veya her iki dilde ortak bulunan öğelerin kökenlerine yönelik bir sorgulama amaçlanmakta, zaman olarak da hayli gerilere, İngilizce öncesi döneme uzanılmaktadır.
Türk lehçelerinin Kıpçak grubuna giren Karaçay-Malkar Türkçesi Kafkasya’nın Orta Kafkaslar adı verilen, sarp dağlar ve derin vadilerden meydana gelen bir bölgesinde konuşulmaktadır.
Karaçay-Malkar Türkçesi Türk lehçelerinin Kıpçak kolunun Kafkasya’daki güney bölümünü meydana getirir. Sovyet Türkologlarından A. N. Samoyloviç’in 1922 yılında Petrograd’da yayınlanan Nekotorie depolneniya k klassifikatsi turetskih yazıkov adlı eserindeki Türk lehçeleri sınıflamasına göre Karaçay-Malkar Türkçesi Türk lehçelerinin z kolunun y bölümünün tav, bol-, kalgan grubuna girer. Buna göre Karaçay-Malkar Türkçesinde eski Türkçe azak/adak yerine ayak, tag (dağ) yerine tav, olmak yerine bolmak, kalan yerine kalgan biçimleri kullanılır. Bunlardan başka, Karaçay-Malkar Türkçesinde ben yerine men biçiminin kullanılması, kelime başında y- sesinin c- sesine dönüşmesi de Kıpçak Türkçesinin özellikleridir.