Anasayfa arrow Öyküler arrow Tuğlayı Beklemek
Tuğlayı Beklemek PDF Yazdır
Perşembe, 12 Haziran 2008
 

Yazan: Emre Sezer,

Okunma Sayısı : 610    

Beğenilme : 27

Yayınlama yeri : Edebiyat, Öykü

Genç yönetici yeni aldığı Jaguar’ıyla şehrin caddelerinden birinde biraz hızlı gidiyordu. Az ilerisinde, alışveriş mağazalarının yanında bulunan bir çocuk parkı vardı. Oradan geçtiği sırada bir şeyin hızlıca arabasına çarptığını hissetti. Ne olup bitiğini anlamak için frene bastı. Biraz geriye gidip arabaya çarpan şeyin ne olduğuna baktı. Arabaya bir tuğla çarpmıştı ve yan kapıyı biraz ezmişti. Tuğlanın arabaya atıldığı yöne doğru ilerledi ve orada gördüğü bir çocuğu yakaladı. Çocuğu parkın duvarına doğru serçe itti. Ve:
            “Ne yaptığının farkında mısın?” dedi. Çocuk:

            “Özür dilerim. Ne yapmam gerektiğimi bilemedim.” dedi. Genç yönetici:

            “Ne demek ne yapmam gerektiğini bilemedim?”, çocuk:

            “Tuğlayı yola fırlattım; çünkü kimse durmuyordu.” dedi.

            Çocuk korku ve üzüntüyle gözünden akan yaşları elinin tersiyle sildi. Ve çocuk parkının kenarına park eden arabalardan birinin yanındaki  bir çocuğu işaret etti:

            “Erkek kardeşim, kaldırıma takıldı. Ve tekerlekli sandalyesinden düştü. Onu tek başıma kaldıramadım.” dedi. Ağlamaları şimdi hıçkırığa dönüşmüştü. Çocuk adama üzüntülü ve çekingen bir tavırla:

            “Tekerlekli sandalyeyi kaldırmama yardımcı olur musunuz?

Kardeşim sakat ve kaldıramayacağım kadar ağır.” dedi.

            Adam bunu duyar duymaz çocuğu sandalyesiyle birlikte düştüğü yerden kaldırdı. Sonra da mendilini çıkartıp çocuğun yarasını sildi. Çocuk:

 “Teşekkür ederim. Allah razı olsun.” dedi. Kardeşi de aynı kelimeleri söyledi.

            Adam, çocuğun tekerlekli sandalyede kardeşini  eve götürmesini uzun bir süre izledi. Jaguarına dönmesi epey zaman almıştı. İki kardeş gözden kaybolduğunda düşünceli bir ruh haliyle arabasına yöneldi.

            Yeni aldığı arabasının kapısını hiçbir zaman tamir ettirmedi. Onu; hayat yolculuğu esnasında yardıma ihtiyacı olan birinin, dikkatini çekmek için tuğla fırlatmasını gerektirecek kadar hızlı gitmemesi yönünde bir uyarı olarak düşünmeye başladı.

            O gün yaşadığı bu olaydan aldığı dersi dostlarıyla şu şekilde paylaştı:

            “Hayat bize bir şeyler fısıldar ve bizden de dinlememizi bekler. Hayatı dinlemeye bile vakit ayıramadığımız zamanlarda ise, hayat bize bir uyarı tuğlası fırlatır. Seçim elimizde. Kalbimizin sesini dinlemek veya tuğlayı beklemek…”

   
Alıntı Yap
Favori
Yazdır
E-mail Olarak Gönder
İlgili Makaleler
Save this to del.icio.us

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.8 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki

AllVideos Reloaded for Joomla 1.0

Loading Clock...

Rastgele Resim

joomla_logo_black.jpg