|
ÇORUM HASAN PAŞA KÜTÜPHANESİ’NDEKİ ENVERİ ERZİNCANİ’NİN “MEVLÜD-İ ŞERİF” ADLI MANZUMESİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME Ethem ERKOÇ* Giriş Birkaç kütüphanedeki eserin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş olan Çorum Hasan Paşa Kütüphanesi, kadim bir geçmişe sahiptir. Bununla beraber kütüphanelerin asıl omurgasını Ulu Camii avlusunda bulunan III. Alaaddin Keykubat tarafından işgal edilen Cami-i Kebir Medresesi’nin bitişiğinde, bizzat Beşiktaş Muhafızı Hacı Hasan Paşa tarafından kurulmuş olan kargir kütüphane oluşturmaktadır.
1314/1896 tarihinde 170 kitapla kurulmuş olan bu kütüphane, adı geçen paşa tarafından İstanbul’dan temin edilip gönderilen kitaplarla sürekli zenginleşmişi şahıs kütüphanelerinde bulunması mümkün olmayan kıymetli, dünyada tek nüsha denilebilecek nadide eserler içerir hale gelmiştir. Bu kütüphane dışında buraya Süleyman Fevzi ve Fevziye İrfaniye Kütüphanelerinden de eser getirilmiştir. 1924 yılında “Milli Kütüphane” adı altında birleştirilen bu kütüphaneye “İl Halk kütüphanesi” adı verilmiş olup 1963 yılında yeni binasına taşınmıştır. Adı daha sonra “Hasan Paşa Kütüphanesi” olarak değiştirilmiştir. Sahip olduğu 3500’ü aşkın el yazması eserle, bu gün bölgesinin en önemli kütüphanelerinden biri olarak kabul edilmektedir.[1]
Kuşkusuz, haklarında bazı çalışmalar da yapılmış olan,[2] bu yazmaların tamamını tanıtmak mümkün değildir. Dolaysıyla biz bu yamalardan sadece Enver-i Erzincani’nin “Mevlüd-i Şerif” adlı manzumesinin-farklı bir mevlit nüshası olması hasebiyle- üzerinde duracağız. Mevlid-i Şerif (Kayıt No:5536/31) Tanıtmaya çalıştığımız Mevlüd-i Şerif’in yazarı şair Enveri Erzincani’dir. Başta Şemseddin Sami’nin Kamusal-A’lam’ı ve Bursalı Mehmet Tahir’in Osmanlı Müellifleri adlı kaynaklarından başlayarak, biyografik bilgiler aktaran birçok esere başvurmuş olmamıza rağmen, Erzincanlı Enveri hakkında bir bilgiye ulaşamadığımız gibi bu mahlası kullanan herhangi bir şair ismine de denk gelmedik. Enveri’nin bu şairin esas adı olmayıp mahlası olması muhtemeldir. İncelediğimiz “Mevlüd-i Şerif” risalesi, klasik mevlit türlerine benzememektedir. Münacat, hamdele ve salvele ile başlayıp Hz. Adem’in ve alemin yaratılışından nurun Amine’ye intikaline, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in doğumundan miracına kadar uzanan bu kasidenin yine bir münacatla son bulduğunu görmekteyiz. Enveri Erzincani’nin bu eseri, Necla Pekolcay ve arkadaşlarının hazırladığı “İslami Türk Edebiyatında Şekil ve Nevilere Giriş” adlı eserinde ve Hasibe Mazıoğlu’nun “İslami Türk Edebiyatında Mevlid Yazan Şairler” adlı çalışmasında yer almamıştır. Yazmanın özellikleri: Siyah meşin ciltli mecmuartü’r-resailin 31. risalesi olup 81a-85a arasında yedi sayfalık bir kasidedir. 21,5*15,5 boyutundadır. Her sayfada ortalama 21 beyit bulunmakta olup toplam 142 beyittir. Talik tarzında yazılmış olup yazım tarihi 1249/1833’tür. Baş tarafında 13 beyit Farsça, geri kalan kısmı ise Türkçe’dir. Eserin 13 beyitlik Farsça bölümünden sonra şu beyitler yer almaktadır: Besmeleyle yâd edüp nam-ı Hüda’yı evvela Eyledim tertib-i divan belagat intiha Hamdüna mahdud ol Vehhab-ı zül’ihsan kim Nur-ı irfanıyla kılıç eylemiştir pür ziya Hem salavatıyla selam ol fahr-i alem ruhuna Eyledi bu alem şirk-i dalaletten reha Âline ezvacına etbaına ashabına Arz olunsun salat selamsena vü dua Çaryar-basafa Ebubekir, Ömer, Osman, Ali Hem onlardır mümine mukteda yu rehnüma Cümlesini severiz can u gönülden sıdkıle Cennet-i alada komşu eylegil ya Rabbena Enverî kulun gubar-ı hak-i payindir senin Ya Rasulullah şefaat isterim yevmülceza Bu beyitlerden sonra Hz. Peygamber (s.a.v.)’in doğumu ve miracı bahsine geçilmektedir. Bu bölüm, 105 beyit kadar sürmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi burada Hz. Adem’in ve alemin yaratılışında nurun Amine’ye intikaline, Hz. Peygamberin doğumundan miracına kadar geniş bir tema söz konusudur. Mevlüd-i Şerif’in son bölümü şair; Hz. Peygamber (s.a.v.)’i, âli ve ashabını, hulefa-i raşidini, Hasan ve Hüseyin’i hürmetle zikrettikten sonra on iki beyit halinde münacatta bulunuyor. Ya ilahi bunların hürmetine imdat et Ol zaman kim kurula mahşer ü divan-ı kaza Mücrimem rûsiyehem cürm ü günahım çoktur Elmeded eyler isen cürmüme şâyetse ceza Nefs ü şeytanın elinden yakam kurtaramam El’eman avn ü keremle kulunu eyle reha Hürmet-i mefhar-ı âlem ve bi- ism-i azam Son nefes hazret-i imanı bahş eyle bana Hayfsın hayf keza eyledi ömrüm yaz Etmedim zatına şayetse amel ben asla Beni maklub-ı heva eyledi nefs-i bikar Cah-ı isyanda kaldım meded ey Rabb-ı ala Bakma noksanıma esma-ı ızamın hakkı Mücrimem müfterihem afv kıl ey kân-ı atâ Bende yok dâfia ey Rabb-ı gafur u allâm Bu rehavetle nola halim eya Bar-i Hüda Ver metanet bana sabit olayım emrinde Etmeyem naks-ı uhud ile yüzümü kara Bahr-i gufran ki pâyân u nihayet yoktur Tövbeler her ne ki ettim ise ben cürm ü hata Meyl-i dünya ile ukba nimetin fevt ettim Bu ne gaflet bu ne cür’et bu ne hüsran-ı bela Ya ilahi beni mağfur ve mes’ud eyle Hurmet-i Sure-i Yasin ve bi-Hakk-ı Taha Risalenin sonunda bitiş tarihi olduğu belirtilen bir kayıt göze çarpıyor olmasına rağmen bu kaydın eserin yazılış tarihi mi yoksa istinsah tarihi mi olduğu belli değildir. Süleyman Çelebi’nin “Vesiletü’n-Necat” adlı mevlidinden sonra dini edebiyatımızın önemli simalarının da mevlit yazdığı bilinmektedir. Bu bilgilere rağmen bu kabil eserleri tanıtan kitaplarda veya araştırmalarda Enver-i Erzincanî’nin “Mevlüd-i Şerif” adlı eserinin bilinmediği görüldüğü için, Çorum Hasan Paşa Kütüphanesi’nde 6719 demirbaş numarasıyla kayıtlı olan Sinanoğlu’nun “Ümidü’l-Müznibin” adlı mevlidinin de bilinmiyor olabileceğini belirtmek istiyoruz. Keza aynı kütüphanede 8036 ve 8037 numarada kayıtlı Süleyman Çelebi’ye ait iki adet farklı mevlit nüshalarının da bulunduğunu belirtmenin faydadan hali olmadığını düşünüyoruz. Faruk Kadri Timurtaş’ın faklı nüshaları karşılaştırarak hazırladığı Süleyman Çelebi’nin “ Mevlid” adlı eseri ile ilgili kitabında Çorum’daki nüshalara temas etmemesinden de anlaşılacağı üzere bu nüshaların henüz ilim adamlarınca bilinmiyor olması da muhtemeldir. Sonuç olarak şunu söyleyelim ki Çorum Hasan Paşa Kütüphanesi’nde pek çok mahtuta vardır. Bu değerli yapıtlar ilim adamlarının ve araştırmacıların tetkikini beklemektedir. *Araştırmacı, Yazar [1] Bkz, Ethem Erkoç, Beşiktaş Muhafızı Yedi Sekiz Hasan Paşa ve Bir Devrin Hikayesi, Çorum 2004,ss. 179-180 [2] Bu çalışmalardan biri Mehmet Mahfuz Söylemez2e ait olup “Çorum Hasan Paşa Kütüphanesi’nde bulunan İslam tarihi ile ilgili yazmalar I”, başlığı ile yayımlanmıştır. Bkz. Gazi Üniversitesi Çorum İlahiyat Fakültesi Dergisi, cilt I, sayı I, Çorum 2002. |
|
|