|
Azerbaycan edebiyatının XX. asır şairane fikrinin görkemli temsilcisi, halk şairi Bahtiyar Vahapzade’nin adı sadece Azerbaycan’da değil, Azerbaycan’dan çok uzak diyarlarda da duyulmuştur. Mütefekkir bir şair, lirik dram, yetenekli bir alim, gayretli ve cesaretli içtimai bir emektar, sade ve samimi bir insan olarak meşhurdur. Bahtiyar Vahapzade’nin eserleri dünyanın bir çok dillerinde ayrıcada eski Sovyet birliğine dahil olan bir çok halkların dillerine de tercüme edilmiş ve bu eserler çok büyük merak ve sevgi ile karşılanmıştır.
Söz ustası, gönüller sultanı Dedem Korkud'un torunu Bahtiyar Vahabzade, 1925'te Seki şehrinde doğdu. 10 yaşından beri Bakü'de yaşıyor, ilk, orta öğreniminden sonra, 1947'de Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesini bitirdi. 1951'de bu fakülteye öğretim üyesi olarak giren Vahabzade halen aynı fakültede çağdaş Azeri Edebiyatı Profesörüdür. Milletin vekilliğini de yapan Vahabzade yurtdışında birçok kongrelere katılmış, Almanya'daki Türk işçilerini incelemiş ve birçok kereler Türkiye'ye de gelmiştir. Yalnız Azerbaycan'ın değil, bütün Türk illerinin büyük şairlerinden olan Vahabzade; Ahmet Kabaklı hocamızın dediği gibi klasik ve yeni Azeri şiirinin mevcut bütün özelliklerini şiirinde toplayabilmiş, vatan, millet, aile, tabiat, dil, azatlık hasreti gibi temalar en güçlü en derin ifadelerini onun mısralarında bulmuştur. Azerbaycan Türklerine karşı girişilen 19 Ocak Kırgını'na kayıtsız kalmayarak. fikrini ve ıstıraplarını açıkça dile getirdiği; milletinin çocukları için döktüğü gözyaşlarını topladığı "Şehitler" adlı eseri, Bahtiyar Vahabzade'nin ölçüsüz vatan sevgisinin bir ifadesidir. Şehitler bu toprağa, halka secde kıldılar Haksızlığın üstünden Hakk'a köprü saldılar Vatanı sevmek için günahkar sayıldılar Vatanı sevmek niçin günah olmuş ay Allah? Şehitlerin mezarı şairimizin gözyaşlarıyla ıslanmış; onun mısraları vatan sevgisinin millet aşkının kor halindeki temsilcisi olmuştur. Vatan sevgisi gibi milli kültürü, sanatı, aile sıcaklığını, ana, kardeş, evlat muhabbeti gönül haznesinde hep muhafaza eden Vahabzade hayatın muhtelif cephelerine dayanan tespit ve müşahadelerini kendisine has duygu ve düşünce yapısıyla şiirine dökmüştür. Vatan sevgisine eş, anne sevgisi üzerine yoğunlaştığı şiirlerinde "anamsa menimçin, yandı şi'irim" diyerek yazmış olduğu şiirlerle sevginin kaynağına yürümeye çalışır. Okuması yazması olmadığı halde kendisine sayı saymayı, ayları, yılları ve en önemlisi de konuşup yazdığı dili öğreten annesini kitap kitap sözlerinin müellifi olarak değerlendirir. Bahtiyar Vahabzade, Türk aile yapısındaki ahlaki yükselişin temeli olarak gördüğü aile bireyleri arasındaki sevgi ve saygı disiplinini anne ile evlat muhabbetine dayandırır. "Bugün yeddin oldu" şiirinde tek dayanağı annesinin yokluğunu coşkulu lirizmiyle ifade eder. "Ne tez ellerini üzdün dünyadan Balanı tek koyup hara geddin sen Nece yoh olurmuş bir anda insan Ele bil dünyada heç yoh imişsen” Annenin balasına verdiği sevgi ve derin muhabbet bütün değerleri kuşatan ve sahiplendiren sanata dönüşür: Dinle bu dünyanı öz yüreğinle Senet aleminde özünü dinle B.Vahabzade’ nin şiirleri, obrazların kamilliği, bedii vasıtaların measirliği ve orijinalliği ile seçilir. Onun bütün eserlerinde dünyaya felsefi bakış esas yer tutar. Son 30-40 yılda Azerbaycan edebiyatında B.Vahabzade kadar genel halk muhabbeti kazanmış ikinci bir şairin adını çekmek çetindir. Bahtiyar Vahabzade'nin bir özelliği de mısralarını apaçık ve gerçekçi söylemesidir. Kapalı, mecazlı, imgeli, simgeli anlamsız, az anlamlı gibi moda olan akımların tümünü reddeder. O kırka yakın eseriyle bütün bu konularda şahsiyetli, şuurlu, mantıklı ve toplumu uyarma hedefine yönelik bir şair olduğunu ispatlamıştır. Tahıl Nevleri şiiri bu şuurlu tavrın en güzel örneklerindendir. Şiir ikinci cihan savaşı yıllarında daha sonra açlıktan ölmelerine rağmen kendilerine ilmi araştırmalar için verilmiş olan tahılları yemeyen akademisyenlerin fedakarlığını anlatır: "İnsan öz nefsiyle karşılarken, Seçilir yahşisi, pisi hayatta Her tahıl nevinin öz adı varken Ya insan nevleri niye bir adda?" Bahtiyar Vahabzade 70 den fazla şiir kitabının, 2 monografyanın, 11 ilmi makale kitabının ve yüzlerce makalenin müellifidir. Bakü Akademik Devlet Dram Tiyatrosunda "Vicdan", "İkinci ses", "Yağmurdan sonra", "Yollara iz düşüyor", "Feryat", "Nereye gidiyor bu dünya ?", "Kendimizi kesen kılıç", "Cezasız günah", "Dar ağacı" piyesleri defalarca heyacanla gösterime girmiştir. O, tarihi ve müasır mevzularda 20den fazla geniş poemanın müellifidir. O, 1974.yılda emektar ince sanat yaradıcısı, 1975-ci yılda cumhuriyet, 1984-ci yılda ise SSBC Devlet Mükafatı laureatı adlarına laik görülmüştür. 1985 yılında ona "Halk şairi" adı verilmiş, 1995’de ise Azerbaycan halkının milli azadlık uğrunda mübarezesinde hususi hizmetlerine göre "İstiklal" madalyası ile ödüllendirilmiştir. Bedii, ilmi, publisistik yaratıcılığını içtimai-siyasi faaliyetle uzvi suretde alakalandıran B.Vahapzade 5 defa Azerbaycan Ali Sovetine millet vekili seçilmiştir (1980-2000). O, 60. illerden başlayan milli azatlık harekatının öncülerinden biri olmuştur. 1959.yılda yazdığı "Gülüstan" poeması ile iki yere parçalanmış Azerbaycan’ın tarihi faciasını dile getirmiş, Rus ve Fars imparatorluğunun pençesi altında inleyen Azerbaycan halkının azadlık ve istiklal uğrundaki adaletli mübarezesine koşulmuştur. Bu poemaya göre 1962’de, şair "Milliyetçi" damgası ile üniversiteden çıkarılmış, ancak 2 yıl sonra yerine geçebilmişti. Sovyet rejiminde milli varlığı ezilen, her tür mahrumiyetlere maruz kalan milletin dertlerini remizler ve muhtelif edebi usullerle ifade etmiş, iri hacimli poemaları ve piyeslerinde hadiseleri ya tarihe, ya da başka ülkelere geçirerek öz milletinin dertlerini dile getirmiştir. Şair, komünizm diktatörlüğünü ifşa eden eserlerini ise SSBC dağıldıktan sonra "Sandıktan sesler" başlığı altında neşr ettirmiştir. İnsan nevilerinin bir adda olmaması, insanlığa hizmet eden ile etmeyenin ayırt edilmesi için abide insanların, topluma örnek olacak insanların her zaman anılması gerektiğine inanıyoruz. Bahtiyarız. Çünkü Bahtiyar Vahabzade gibi bir değeri hatırladık, hatırlattık. Bahtiyarız. Çünkü Bahtiyar Vahabzade gibi bir değere sahibiz. Kaleminle, eserlerinle, sevdiklerinle sana uzun ömürler Dedem Korkud'un torunu. Yunus Emre'nin yeğeni, Ahmet Kabaklı'nın kardeşi; Bahtiyar Vahabzade. . . ________________________ Kaynakça: Nazım PAYAM Azerbaycan yazarlar birliğinden alınmıştır Türkiye Türkçesi’ne çeviren: Mushaf Kızılkaya, Bakü Devlet Üniversitesi, Uluslararası ilişkiler 2.sınıf Bu bölüm yan taraftaki sağ boşluğa yazılacak Birbirine benzese de Yel başkadır, külek* başka Itrı da hoş, rengi de hoş Gül başkadır, çiçek başka. Her diki yokuş bilme gel Her meyi meyhoş bilme gel Her uçanı kuş bilme gel Kuş başkadır, böcek başka. Her derdine ortak benim Her ağrını ten bölenim* Sen çekensin, Ben gelenim Gemi başka, yedek başka. Hakkın yolu öz yolumdur Eğilmeyen düz yolumdur, Hayırla şer sağ solumdur Şeytan başka, melek başka. Bir dileğe ben calandım* Kah kazandım, kah talandım. Ömrüm boyu haçalandım* Akıl başka, yürek başka. Dilek oldu benim adım Pervazlandı kol kanadım Yetmedi sabrım, inadım Amel başka, dilek başka. Bahtiyar VAHAPZADE külek: rüzgar ten bölen: paylanmak canlanmak: buzlanmak haçalanmak: çatallaşmak, iki yöne ayrılmak |
|
|